Bir şirketin yurt dışında iştirak veya şube kurması, sadece yeni şirketin değil, ana şirketin de dikkat etmesi gereken bir dizi yükümlülük doğurur.
- Yetkilendirme ve karar süreci: Yurt dışı kuruluş kararı, ana şirketin kendi iç onay mekanizmasından (yönetim kurulu/ortaklar kurulu kararı) usulüne uygun geçmeli; bu karar kuruluş yapılacak ülkedeki makamlarca talep edilebilecek şekilde tercüme ve tasdik edilmelidir.
- Temsil yetkisi: Yurt dışındaki kuruluş işlemlerini kimin, hangi vekaletle yürüteceği net olarak belirlenmeli; vekaletnamenin kapsamı ve geçerlilik süresi kuruluş ülkesinin usul kurallarına uygun olmalıdır.
- Sermaye ve fon transferi: Ana şirketten yeni kurulan şirkete aktarılacak sermayenin, ana şirketin kendi ülkesindeki sermaye hareketleri ve raporlama yükümlülüklerine uygun şekilde yapılması gerekir.
- Marka ve know-how kullanımı: Yeni şirket ana şirkete ait marka, yazılım veya know-how kullanacaksa, bu kullanım ayrı bir lisans sözleşmesiyle düzenlenmeli; aksi halde fikri mülkiyet hakları üzerinde belirsizlik doğar.
- Konsolidasyon ve raporlama: Ana şirketin kendi finansal tablolarına yeni şirketin nasıl yansıtılacağı, transfer fiyatlandırması ve grup içi işlemlerin belgelendirilmesi baştan planlanmalıdır.
- Yerel danışman: Kuruluş ülkesindeki mevzuata hakim bir yerel danışmanla çalışmak, kuruluş sürecini hızlandırır ve ana şirketin kendi ülkesindeki yükümlülükleriyle çelişmeyecek bir yapı kurulmasını sağlar.
Yurt dışı kuruluş süreci, yalnızca yeni şirketin kurulduğu ülkenin değil, ana şirketin bulunduğu ülkenin hukukunun da eş zamanlı değerlendirilmesini gerektirir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut durumunuza ilişkin
değerlendirme için iletişime geçebilirsiniz.