Ticari ilişkilerde en sık karıştırılan iki madde gizlilik yükümlülüğü ile rekabet yasağıdır. Oysa ikisi farklı amaçlara hizmet eder ve farklı hukuki sonuçlar doğurur.
- Amaç farkı: Gizlilik sözleşmesi (NDA), paylaşılan ticari sır, know-how veya finansal bilginin üçüncü kişilerle paylaşılmasını önlemeyi hedefler. Rekabet yasağı ise tarafın belirli bir süre ve alanda rakip bir faaliyette bulunmasını veya rakip bir işletmeyle çalışmasını engeller.
- Süre: Gizlilik yükümlülüğü sözleşme sona erdikten sonra da uzun yıllar devam edebilir; rekabet yasağı ise makul bir süreyle sınırlı tutulmalıdır, aksi halde geçersiz sayılma riski taşır.
- Kapsam: NDA "bilgiyi paylaşmama" üzerine kuruludur; rekabet yasağı "faaliyette bulunmama" üzerine kuruludur — kişinin bildiği bilgiyi kullanmasını değil, doğrudan o alanda çalışmasını sınırlar.
- Geçerlilik sınırı: Rekabet yasağı maddeleri kapsam, süre ve coğrafi alan bakımından makul olmadığında (tarafın çalışma özgürlüğünü ölçüsüz kısıtladığında) geçersiz sayılabilir veya kapsamı daraltılabilir. NDA'larda böyle bir "makullük" denetimi genellikle söz konusu değildir.
- Birlikte kullanım: İki madde bir arada kullanılabilir, ancak her biri kendi mantığına uygun şekilde ayrı ayrı kaleme alınmalıdır. Tek bir başlık altında birleştirilmiş, birbirine karışmış maddeler uygulamada sorun yaratır.
Sözleşmenize hangi maddenin, ne kapsamda ekleneceği; korunmak istenen menfaatin niteliğine göre değişir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut durumunuza ilişkin
değerlendirme için iletişime geçebilirsiniz.